spacer.png, 0 kB
Bilgi için: bilgi at bilgiguvenligi gov tr   

 

spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Tehdit Perspektifinde Dünya'da Veri Kaçağı Yazdır E-posta
Tahsin Türköz, TÜBİTAK-UEKAE   
16.04.2010

Geride bıraktığımız 20 yıl içerisinde bilişim sistemlerinin daha etkin kullanılması, bilgi işleme ve saklama anlamında bu sistemlerin alternatifsiz ortam olarak kabul edilmeleri pek çok faydasının yanı sıra bir takım güvenlik sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Özellikle bilişim altyapılarının kullanılmaya ve hızla yaygınlaşmaya başladığı yıllarda gerek tasarım gerekse gerçekleme aşamalarında güvenlik kaygısının çok fazla ön plana çıkmaması bu sorunların temelini oluşturmaktadır.

Bilgi güvenliği ve kurumlardaki veri kaçağı konularında mevcut durumu analiz ederken sistemlerdeki açıklık trendi, tehdidin seviyesi ve yol açtığı etkiler, tehdidin önlenmesi adına kullanılan yöntemleri bir bütün olarak ele almak yerinde olacaktır.

Açıklık Trendi

Sistemlerin sahip olduğu güvenlik açıklıkları perspektifinde konuyu ele aldığımızda 90'lı yıllardan günümüze geliştirilen güvenlik önlemleri ve bilişim sistemleri varlıklarında gerçekleştirilen güncellemelerle ters orantılı olarak artış gösterdiği görülmektedir. Güvenlik yamaları yapılmayan açıklıklar tüm sistemler için tehdit oluşturmaktadır. Örneğin 2009 yılının ilk 6 haftasında BT varlıkları için yayınlanan açıklıkların sayısı Şekil 1'de [ 1 ] gösterilmektedir. Görüldüğü gibi her hafta ortalama 200'ün üzerinde açıklık tespit edilmektedir. Yaması yapılmayan açıklıklar her geçen gün daha büyük tehdit oluşturmakta, etkileri ve istismar edilme olasılıkları artmaktadır.

resim1.png

Şekil 1. 2009 yılının ilk altı haftasında tespit edilen açıklıkların sayısı

Diğer bir istatistik de Symantec firması tarafından 2009 yılı ortalarında yayınlanan Güvenlik Tehdit Raporu'nda  [ 2 ] yer almaktadır. Şekil 2'de gösterilen veriler 2002 yılından bu yana tespit edilen zararlı yazılım tehditlerini yıllara göre ortaya koymaktadır. Özellikle son iki yılda ciddi oranda yükselen zararlı yazılım tehdidi 2008 yılında 2002 yılına göre yaklaşık 80 katına çıkmıştır.

Bu veriler, bilişim sistemleri varlıklarının vazgeçilmez olduğu mevcut durumda sistemlerin barındırdıkları zafiyetlerin oranını net olarak ortaya koymaktadır. Mevcut zafiyetlerin kötüye kullanılması durumunda kurumların maruz kaldığı en önemli tehdit veri kaçağı; dolayısıyla bundan ötürü kaynaklanan mali kayıplardır.  Veri kaçağı genel anlamıyla, erişimi kısıtlanmış ve sahibi tarafından değer ifade eden bir verinin sistemlerin açıklıklarını kullanan dış tehditler sonucunda veya bilinçli/bilinçsiz personel kullanımına bağlı olarak istenmeyen kişilerin eline geçmesi durumunu ifade eder.

resim2.png

Şekil 2. Symantec firması tarafından yıllara göre tespit edilen zararlı yazılımlar

Veri Kaçağının Etkileri

Bilgi sistemlerin kullanımının temelinde bilgi otomasyonu ve veriye hızlı ulaşım ihtiyacı yatmaktadır. Bilginin sistemin kalbi ve olmazsa olmazlarından olması saldırganların ilgisini birinci öncelikle çekmektedir. Veri hırsızlığı kuruma ait endüstriyel değer taşıyan sistemlerden, bir kamu kurumunun milli ya da hizmete özel bilgi içeren yapılarından veya müşteri bilgisini içeren veri depolama ünitelerinden gerçekleştirilebilir. Çeşidi ve içeriği ile pek çok sonuçları olabilecek bu faaliyetlerin kurumların itibarının sarsılması, müşteri kaybı gibi yan etkilere de sebebiyet verdiği görülmektedir. Aşağıdaki örnek veri kaçağının kurumlar üzerinde gerçekleştirdiği etkileri gözler önüne sermektedir.

Açık Güvenlik Kuruluşu DataLossDB [ 3 ] son yıllarda tespit edilen veri kaçağı vakaları hakkında detaylı bilgiler sunmaktadır. Bu veritabanında yer alan Heartland Ödeme Sistemi örneği günümüze kadar yaşanmış en büyük veri kaçağı vakası olarak bilinmektedir. 2009 yılı başlarında meydana gelen olayda saldırganlar ABD çapında en büyük 5. kredi kartı ödeme firması olan Heartland'ın sistemlerine girmeyi başarmışlar ve yaklaşık 130.000.000 kullanıcının kredi kartı bilgilerini elde etmişlerdir. Firmanın Finansal İşler Başkanı Robert Baldwin yaptığı açıklamada saldırganların haftalarca sistemlere bağlı kalmayı başardıklarını ve bu süre içerisinde gerçekleştirilen tüm finansal işlemlerin kayıtlarını elde ettiklerini itiraf etmiştir. Analistler ifşa olan kredi kartlarının yenileri ile değiştirilme durumunda oluşacak mali kaybın yükümlülüklerden dolayı ödenecek cezalardan fazla olacağı tespitinde bulunmuşlardır.

Zararın telafisi adına ihtiyaç duyulan çalışmaların maliyetinin yanı sıra firmanın yaşamış olduğu prestij ve güvenilirlik kayıpları da azımsanmayacak derecededir. Şekil 3'de olayın gerçekleştiği tarihten sonra Heartland hisselerinin yaşadığı değer kaybı görüntülenmektedir. Olayın ardından firma yaklaşık yarı yarıya bir küçülme yaşamıştır.

resim3.png

Şekil 3. Heartland hisselerinin değer durumu

Dünyada Veri Kaçağı

Bilişim sistemleri güvenliği alanında gerçekleştirilen bazı istatistiksel çalışmaların sentezlenmesi dünya genelinde tehdidin ulaşmış olduğu noktayı ortaya koymak adına doğru olacaktır. Verizon tarafından gerçekleştirilen çalışmada [ 4 ] 2008 yılında bilgi sistemleri üzerinden kontrolsüz veri çıkışı ile ilgili bilgiler sunulmuş, Önümüzdeki yıllar için öngörüler detaylandırılmıştır. Dünya genelinde binlerce bilgi sisteminden elde edilen verilerin analiz edilmesi sonucunda hazırlanan raporda geçen çarpıcı bazı bilgileri şu şekilde özetlemek mümkündür:

  • 2008 yılında 285.000.000 adet veri kaydı istenmeyen kişilerin eline geçmiştir.

  • Kaybedilen verilerin %91'i organize çalışan örgütler tarafından gerçekleştirilmiş planlı suçlar sonucunda ortaya konmuştur.

  • Kaybedilen verilerin %99,6'sı sunucu ve bu sunucularda çalışan uygulamalar üzerinden elde edilmiştir. Bu bilgi özellikle sunucuların korunma ihtiyacını net olarak ortaya koymaktadır.

  • Saldırıların %74'ü kurum dışı erişim noktalarından gerçekleştirilmiştir. Kaybedilen verinin %91'inin organize çalışmalar sonucunda elde edilmesi bilgisi göz önünde bulundurulduğunda bazı organize örgütlerin kurum veya firmaların içerisine sızdıkları ve faaliyetlerini kuruların iç ağlarından gerçekleştirdikleri görülecektir.  Bu oranın yaklaşık %20 civarındadır. Öte yandan iç ağlardan gerçekleşen saldırılar sonucunda kaçırılan verinin tüm veri kaçağına oranı %65 olduğu için iç ağ kaynaklı saldırıların çok daha büyük etki bıraktığı söylenebilir. Saldırı kaynaklarının yüzdesel olarak gösterimi Şekil 4'de yer almaktadır.

resim4.png

Şekil 4. Yıllara göre saldırı kaynaklarının oranı

  • Veri kaçağı yolu olarak sanal ortam saldırılarının %64, fiziksel saldırıların ise %9 oranında kullanıldığı görülmektedir. Sanal ortam saldırılarının her geçen yıl alınan önlemlerin artmasıyla ters orantılı olarak 2008 yılında bir önceki yıla göre %12 arttığı tespit edilmiştir. Bu yolla gerçekleşen saldırılar sonucunda kayba uğrayan verinin oranı %94 gibi önemli bir çoğunluktur. 2004'den bu yana yaşanan veri kaybı vakalarının sebeplerinin olay sayısına oranı Şekil 4'de gösterilmektedir.

  • Gerçekleştirilen saldırılar karmaşıklık noktasında incelendiğinde bunların %83 oranında basit yöntemler içerdiğini görmek mümkündür. Bu bilgi de var olan güvenlik önlemlerinin yeterliliği konusunda kafalarda soru işaretleri oluşturmaktadır.

  • 2004'den 2008'e kadar olan analizlerde iç ağ kaynaklı saldırılarda son kullanıcı ve sistem yöneticilerinin en etkin role sahip oldukları görülmektedir. Sahip oldukları yetkiler düşünüldüğünde sistem yöneticileri için bu bulgu şaşırtıcı değildir. Öte yandan son kullanıcıların veri kaçağında aktif rol almaları sistem erişim yetkileri dışında bazı parametrelerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini göstermektedir.

resim5.png

Şekil 5. Veri kaçağı tehditlerinin yıllara göre durumu

  • Saldırganların kullandığı yöntemler irdelendiğinde ise Şekil 5'deki sonuç ile karşılaşılmaktadır. Sanal saldırı faaliyetlerinin etkinliğini koruduğu, özellikle zararlı yazılım kullanarak veri kaçırma girişimlerini yoğun bir şekilde gerçekleştirildiği görülmektedir.

  • Yine raporda işten ayrılma durumunda olan personelin ağırlıklı olarak iki durumda veri kaçağı gerçekleştirdiği tespit edilmiştir:

o   İşten ayrılan personelin sahip olduğu yetkilerin kabul edilebilir süre içerisinde geri alınmaması

o   İşten ayrılma bilgisi iletilen personelin işten ayrılma anına kadar gerçekleştirdiği faaliyetlerin gözlenmemesi.

  • Kaybedilen, dolayısıyla saldırganlar tarafından önemsenen veri analiz edildiğinde Şekil 6'deki durum ortaya çıkmıştır. Saldırganlar ağırlıklı olarak kredi kartı ya da şahıs özlük bilgilerini elde etme adına bu faaliyetleri gerçekleştirmişlerdir. Bu bilgiler de elde edilen verilerin ağırlıklı olarak nitelikli saldırılara ait olduğunu göstermektedir.

resim6.png

Şekil 6. Kaçırılan verinin çeşidinin olay (siyah) ve kayıt (kırmızı) sayısına oranları

Dünyadaki durumun analizi noktasında yardımcı olacak bir diğer kaynak DataLossDB [ 3 ]'dir. Son yılarda gerçekleşen veri kaybı vakaları hakkında detaylı bilgiler içeren bir veritabanı sunan sitede yer alan önemli bazı bilgiler şu şekildedir:

  •  Yıllara göre tespit edilen veri kaçağı vakalarının sayısı Şekil 7'de gösterilmektedir. Son on yılda görülen artış trendinin 2009 yılında 2007 yılındaki seviyelere geri döndüğü gözlenmektedir. Bununla birlikte tüm zamanların en büyük veri kaçağının daha önce de ifade edildiği üzere 2009 yılı içerisinde gerçekleşmiş olması toplam çalınan veri miktarında tersi bir durum oluşturmuştur. 2009 yılında toplam çalınan kayıt sayısı 218.756.349 olarak ifade edilmektedir. 2008 yılında ise bu rakam 86.311.058 olarak saptanmıştır.

  • Tüm yıllara ait veriler analiz edildiğinde veri kaçağından etkilen sektörler şunlardır:

o   Ticari kurumlar: %48

o   Eğitim sektörü: %21

o   Devlet kurumları: %19

o   Sağlık sektörü: %12

resim7.png

Şekil 7.Yıllara göre veri kaybı vakalarının sayısı

Computer Security Institute(CSI) 14 yıldır bilgi güvenliği konusundaki gelişmeleri takip eden ve araştırmalar yapan bir kuruluştur. CSI tarafından 2009 yılında 443 farklı organizasyon, devlet kurumu, eğitim, finans ve sağlık sektörü üyesi çalışanı ile gerçekleştirilen ankette [ 5 ] saldırılarının mali etkileri hesaplanmış ve bunlarla ilgili veriler sunulmuştur. Araştırmaya göre:

  • Kurumların veri kayıplardan dolayı yaşadıkları ortalama mali zarar $234.000 olarak belirlenmiştir. Bu değer 2008 verilerine göre bir miktar daha düşüktür. Yıllara göre mali kayıpların oranı Şekil 8'de yer almaktadır.

  • Finans sektörü, kurumlar arasında en fazla ortalama kayba uğrayan sektör olarak belirlenmiştir. Ortalama kayıp $450.000 olarak hesaplanmıştır.

resim8.png

Şekil 8. Yıllara göre firmaların veri kaçağından kaynaklanan mali kayıpları

  • Kurumların, gerçekleşen saldırılar sonucunda kaçırılan verinin sahiplerine durumu bildirilme oranı %22 olarak belirlenmiştir. Diğer bir deyişle verisi kaçırılan şahıslar %78 oranında bu durumdan haberdar değildir. Kullanıcılara veya müşterilerine kaçırılan verinin güvenliğini sağlama hizmeti sunanların (kredi kartı harcamalarının takip altına alınması, kredi kartı numarasının değiştirilmesi gibi) oranı ise %17 oranında kalmıştır.

  • Yıllara göre saldırılarda hangi yöntemlerin kullanıldığı Şekil 9'da gösterilmektedir. Veri kaçağına sebep olabilecek zararlı yazılım enfeksiyonu, dizüstü bilgisayar çalınması, dolancılık gibi başlıkların bileşkesi alındığında saldırıların merkezinde veri kaçırma girişimlerinin yer aldığı anlaşılabilmektedir.

resim9.png

Şekil 9. Yıllara göre yaşanan saldırı çeşitleri

Sonuç

Eldeki veriler göz önünde bulundurulduğunda veri kaçağının her geçen yıl daha önemli bir tehdit olarak karşımıza çıktığını görülmektedir. Veri kaçağının kurumlara ve verinin sahibi kişilere vermiş olduğu zararlar azımsanmayacak ölçüdedir. Kurumların güvenlik bilincinin yükselmesi ve pek çok güvenlik mekanizmasını sistemlerine entegre etmeleri saldırıların ve kayıpların artış trendini engelleyememektedir. Özellikle organize örgütler tarafından saldırıların gerçekleştirilmesi, saldırılarda özel geliştirilmiş zararlı kodların kullanılmasından dolayı bunların tespitine yoğunlaşan sistemlerin etkisiz kalmaları bunun en önemli sebepleridir. Veri kaçağını önlemek adına bilişim sistemlerini bir bütün olarak ele alacak; hareket eden, saklanan ve kullanılan veriyi analiz edebilecek sistemlerin geliştirilmesine ihtiyaç vardır.

Kaynakça

[ 1 ] Secunia Advisories, http://secunia.com/advisories/

[ 2 ] Symantec Security Technology and Response: Symantec Global Internet Security Threat Report Trends for 2008 (2009)

[ 3 ] OSF DataLossDB: http://datalossdb.org/

[ 4 ] Verizon Business, 2009 Data Breach Investigations Report (2008): http://www.verizonbusiness.com/products/security/risk/ databreach/

[ 5 ] Computer Security Institute: CSI Computer Crime & Security Survey (2009):  http://i.cmpnet.com/v2.gocsi.com/pdf /CSISurvey09_Executive-Summary.pdf


Favori olarak ekle (1) | Görüntüleme sayısı: 1201

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Copyright 2012 TÜBİTAK-BİLGEM. Sitenin teknik altyapısında Joomla kullanılmıştır. Yazar ve site referans gösterilmeden alıntı yapılamaz. Görüşleriniz
spacer.png, 0 kB